24 Oca 2017

DEMOKRASI NEDIR ÖNCE BUNU BILSEYDIK


demokrasi” ve “demokratik devlet” kavramlarının kullanımı konusunda büyük bir eksiklik vardır. bu kelimeler açıkça tanımlanmadıkça ve anlamları üzerinde uzlaşılmadıkça insanlar bu anlam karmaşası üzerinde yaşamaya devam edeceklerdir ve bu tartışmalar demogoji yapanların ve despotların işine yarayacaktır.”     alexis de tocqueville

Günlük hayatta kullandigimiz kavramlarin anlamini bildigimizi saniyoruz. Kavramlarin icerledigi anlami bilmemek bir yana kavramlari kullanana herkesin de bilmedigini bilmeden konusmasi kakafoni üretiyor sadece. 

Anayasa degisikligi üzerine yapilan tartismalar bunun veciz örnekleri. Kimse ne dedigini bilmiyor. Alti yasindaki oglumla yaptigim konusmalar daha doyurucu. Birbirimizi anliyoruz.

Anayasa,demokrasi,hukuk devleti,parlamenter sistem,temsili demokrasi, yasa, kararname,halk,devlet vs. gibi sokaktaki herkesin bile kullandigi bu kavramlar üzerinde sokaktaki adamin düsünmemesini gectim tvlerde boy gösteren tiplerin hele hele Mecliste ve Yürütmede görev alan milletvekillerinin bile düsünmediginden adim gibi eminim. Demokrasi nedir ? sorusuna yanit verebilecek kac vekil var Mecliste. Anayasanin ne oldugunu anlatabilecek ?

Bayagilasma ! 

Yiginlarin güdecek coban aradigi bir ülkede ne demokrasisi Allahini severseniz !?

Tayyip olur adi ya da Recep basimiza bir coban gelmesi kacinilmaz.

Elitlerini üretemeyen (kurumsal anlamda da) elestirel düsünme yetenegine ve ahlakina sahip entellektuelleri ve sanatcilari olmayan bir topulugun(toplum degil) seviyesizlige ve despotizme savrulmasi kacinilmazdir.

Hosgeldin vasatligin iktidari..

demokrasi ile ilgili çizimler ile ilgili görsel sonucu

demokrasi ile ilgili çizimler ile ilgili görsel sonucu

19 Oca 2017

TAROT VE BILINCDISI(SEN ZATEN BILIYORSUN)

Asagida Eksi'den alintilanmis nefis bir yazi okuyacaksiniz. Yazinin ana konusu tarotmus gibi gözükmesine ragmen bilinc+bilincdisi+evrensel bilinc alani ile "ben"in etkilesimini metnin alt anlamlarinda veciz bir sekilde ifade edilmistir. Yazarin " izin vermek" anahtar kavrami cok etkileyici bir tanimlama. Basit ama bir o kadar da kör edici bir etkisi oldugu icin farkinda olmadigimiz "gercekligin" görülebilmesi icin yapmamiz gereken tek seyin gözlerimizi kapatmak oldugunu anlatan bir ifadedir; izin vermek.

Tesadüf yok buna inanin her seyin bir anlami var bütün secimlerimizin . Yaptigimiz bütün secimleri bilerek yapiyoruz ama bildigimizi bilmeden. Hayatin hay huyundan azade oldugumuz ic benimizle basbasa kaldigimiz o tilsimli anlarda aklimizdan gecirdiklerimizin , niyetlerimizin kostur kostur hayatimiza girmesi hep bu yüzden.

"Sir" bu iste : izin vermek..Tesekkürler Angelic Smile 



"Insan bildiğini bilmediği şeyleri, bildiğini bilmeye hazır olduğunda kendini açar*. bu açma ile, mevcut durumda gördüklerinin de ötesini görebilir artık. tarot, buna yardımcı olan aracılardan yalnızca biridir ve çok da etkileyicidir.

bir dakika, duralım! 
zaten soyut görünen tarotun açıklaması da soyut mu oldu sizin için? şuna ne dersiniz:

tarotun söylediklerini siz zaten biliyorsunuz.
ama bildiğinizi bilmiyorsunuz.
çünkü siz bildiğinizi sandığınızdan çok daha fazla şey bilirken, birtakım koşullanmalarınız, önyargılarınız, korkularınız, savunma mekanizmalarınız, etrafınızdaki dikkat dağıtıcı etkenlere odaklanmanız, bilgileriniz, rasyonel olma çabanız, toplum kurallarınız, öğretildikleriniz, aile yapınız, görüşleriniz, fikirleriniz, savunduklarınız, reddettikleriniz, vs. ile tamamen dışa baktığınız bir dünya kurmuş yaşıyorsunuz.
oysa merak ettiğiniz, bilmek için can attığınız her şeyin cevabı sizde var. içinizde. tanrıya, evrene (ya da adına ne diyorsanız) derinden bağlısınız ve içinizde her şeyin cevabı var. oraya bakmak hiç aklınıza gelmemişti değil mi? 
ama durmadan soruyorsunuz, durmadan cevap arıyorsunuz, durmadan merak ediyorsunuz ve cevapları sürekli olmadık yerlerde arıyor, bulamayınca da her şeyden şikayet ediyorsunuz. 

sonra bir gün biri size tarot bakıyor ya da buna benzer bir aracı ile içinizdekini size anlatıyor, aslında zaten derinlerde bir yerde zaten olacağını bildiğiniz şeylerden bahsediyor. ama o da ne? siz bunları ilk kez duyuyorsunuz ve daha önce asla bilmediğinize yemin edebilirsiniz! 

tarot bakanların -ki ben de yalnızca kendim ve yakın çevremde isteyen bir, iki arkadaşım için buna zaman zaman bakan biriyim- sizden ya da tanıdığınız herhangi birinden öngörüpsişik güç, geleceği okuma gibi özel yetenekleri yok. onlar sadece izin veriyorlar. onlar sadece gördüklerinin ötesinde olanları, olabilecekleri görebileceklerine inanıyorlar, bu nedenle açıklar. (açık olduğunuzda alabilirsiniz.)

tarot kartları, diğer tüm bu gibi aracılardan (kahve telvesi okuma, iskambil kağıdı açılımları yorumlama vs.) sonuç anlamında daha etkileyicidir çünkü insan doğasını ve içsel yolculuğunu baştan sona kapsayan ve detaylandırmaya çok uygun kartlardan oluşur.

tarot bir nevi rorschach mürekkep testidir. aynı açılıma bir sürü farklı kişi bakar, bir sürü farklı sonuç çıkarır. (aynı kişi, aynı kartı farklı dönemlerde farklı okur.) o nedenle sizinle enerjisinin uyduğunu düşündüğünüz birinin size aracılık etmesi daha anlamlıdır. spesifik bir tarih-saatte içinizde bir yerde zaten bildiklerinizi bir de 'dış dünya'dan 'dışarıya açılan' kulaklarınızla duymak/ 'dışarıya açılan' gözlerinizle görmek istediğinizde tarot kartlarının bulunduğu bir yerdesinizdir ve kabul etmeye, izin vermeye hazırsınızdır. o halde, seçtiğiniz kartların 'inanılmaz şekilde' sizin içinizdekileri yansıtan kartlar olmaları nasıl bu kadar şaşırtıcı olabilir? oradasınız, isteklisiniz, açıksınız ve kalabalık bir kart yığınından bazı kartlar seçiyorsunuz. her koşulu hazırlamış, oraya gelmiş, o noktada bulunuyorsunuz. her şeyi oluşturmuşsunuz. 

o halde seçtiğiniz kartların tesadüf olma olasılığı var mıdır? 

p.s.: tarot gizemlidir, etkileyicidir. çünkü gizemin büyüğü içinizdedir ve izin verdiğinizde şu anda bile tarottan ya da başka herhangi bir aracıdan bağımsız size ulaşabilir. anahtar kelime izin vermektir, bu entrynin giriş-gelişme-sonuç bölümleri de buna vurgu yapmak için bu kadar uzatılmış olabilir. kimbilir.










18 Oca 2017

IKTIDAR YOZLASTIRIR

Tarifsiz bir aptalliga savruluyoruz yavas yavas( anlasilabilir bir aptallik düzlemindeydik bir süre önceye kadar) .

Akildan ve makulden kosar adim uzaklasiyoruz. 

Sorumluluk almak yerine gölgelere ates eder hale geldik.

Sizofrenik bir parcalanmanin tam esigindeyiz.

Yurttaslik bilincinin olusmadigi (her ülke icin tehdittir) bizim gibi dogu toplumlarinda denetimsiz bir iktidar kacinilmaz olarak totaliterlige savrulur. Bunu görmek icin dahi olmaya gerek yok. Yüzük herkesin aklini basindan alir. 

Gene Dücane Hocamin deyisiyle bitireyim , Iktidari güc bela elde edenler onu elinde tutmak icin her seyi yapar...

Sevelim sevilelim bu dünya kimseye kalmaz.

Düslemeye devam...

EVRIM (IYI BIR MÜMIN OLMAK ICIN APTAL OLMAYA GEREK YOK)

Geldik gene güzel ülkemin pek az düsünen halkinin temcit pilavi olmus mevzularindan birine: EVRIM.

Bu denli aptalca evrim karsitligi cumhuriyetle birlikte gelisti esas olarak. Bunun arka planinda 19.yy pozitivizmine karsi inanclarini koruma refleksine kapilan müslümanlarin tavirlari temel olusturur. Zaten darmadagin olmus olan (her anlamda) müslümanlar inaandiklari dinin ve tapindiklari Allah'in ellerinden kayip gidecegi korkusuyla kör bir aptalliga savruldular. Oysa evrim teorisini Darwin kadar derli toplu olmasa da ilk olarak müslüman bilim insanlari ortaya attilar. En son Erzurumlu Ibrahim Hakki'nin Marifetnamesi evrim teorisini tane tane anlatmistir 18.yy da. 

Bilimsel düsünme metotlariyla ilerleyen her fani insanin varacagi yer evrimdir. Kacinilmaz olarak. Bunu yaraticili ya da yaraticisiz olarak tartismak bilimsel degil ideolijiktir ve bilimsel acidan hicbir önemi yoktur. Zira bilim Nicin ? sorusuyla degil Nasil ? sorusuyla ilgilenir.

BU satirlarin yazari da cahil caglarinda ayni aptal teraneyi tekrarlardi marifetmis gibi.

Düsünmeyi ögrenmeden evrime karsi olan aptal müminleri ikna etmenin imkani yok.

Mesela sunu sorsan o mümin kardesime ; Adem ve Havva Cennet'ten cikarildiginda dünyaya parasütle mi indiler ? 

Insan Süresinin ilk ayetini uzun uzun bir tefekkür etsinler Ankebut 20 yi ya da..

Gerci bunlar bile o saplantili aptalligi ortadan kaldiramaz. Kafasinda evrimi kabul ederse hasa Allah'i devre disi birakmis olacagi ve kafir olacagi korkusu olan bir kisiyi korkusundan kurtarmadikca asla ikna edemezsiniz.

Hayat denen seyin nasil olustugunu henuz bilmiyoruz o ilk canli hücrenin nasil nefes almaya basladigini ? Ama bildigimiz sey hayat suda basladi ve evrilerek bugüne geldi.

Ne diyordu Dücane hocam; IYI BIR MÜMIN OLMAK ICIN APTAL OLMAYA GEREK YOK:

17 Oca 2017

GÖRGÜSÜZLÜK KÜLTÜRÜ-MANTARLASAN SEHIRLER

yaşamak veya iyi yaşamak İstekleri ilkinde zaruretler belirler, ikincisinde tercihler. zaruretler ile tercihler toplamına kültür denir.

13 Oca 2017

OLMAK YA DA OLMAMAK




Bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin?
Acep hangisi,nefsine destur deyip karayazinin
Oklarini,güllelerini sineye cekmek mi yoksa
Bu bela deryasina karsi isyan etmek mi
Yarasir insan olana? Öldün diyelim,uyudun,
Her sey de bitti ve uyuyarak bir kalemde son verdin
Tekmil kalp agrilarina ve o tenkafesimize musallat
Bin bir kahra , bin bir aciya, kim istemez ki bu akibeti
Hem de can-i gönülden? Öldün diyelim,uyudun
Uyudun iy'ama ya rüya görürsen. Iste isin püf yani.
Bu ölümlü dagdagadan yakayi siyirdiktan sonra,
O ölüm uykusunda kim bilir ne olmadik düsler
Göreceksin,bir düsün! Iste bu kaygidir zaten
Ömrü onca uzun bir felaket haline getiren!
Yoksa hangimiz dayanirdi zamanin sillesine,samarina
Zalimin zulmune,zorbanin zartasina, zurtasina,
Karsiliksiz askin azabina,hukukun gugukluguna,
Hangimiz dayanirdi basimizdakilerin basimiza cikmasina
Bakar miydik yüzsüzün yüzüne hic,pasli bir hancerle
Selamete cikmak dururken? Hangimiz eyvallah derdi
Bu cekitasi hayatin yükü altinda inleyip siklamaya,
Kara topraklarindan tek bir yolcunun bile dönmedigi
O ölüm denen mechul ülkeye göctükten sonra,
Basimiza ne gelir korkusu elimizi,kolumuzu
    baglamasaydi
Ve karsimiza ne karabasanlar cikar bilmedigimiz icin
Bildigimiz cilelere katlanmaya razi gelmeyeydik?
Hep o vicdan bizleri böyle ödleklestiren,
Hep o yüzden kararimizin gözalici rengi üstüne
Soluk benizli ikircigin maraz gölgesi düsüyor,
Hep o yüzden saha kalkmis nice atilim
Yolun,izin sasiyor,tökezlenip duruyor,
Yola ciktigina bin pisman...Kim,kim o gelen?
Aaa Ophelia'ymis!..Peri kizi,n'olur,dualarinda
Günahlarimizi anmamazlik etme,sakin!

                       (Hamlet 3.perde 1.sahne Can Yücel'in muhtesem cevirisiyle)

Not: Shakespeare demeye bile gerek duymadim bilmeyen yoktur herhalde diye ama bakiniz gene de demis oldum..




12 Oca 2017

TÜRK TIPI

Nasil bir baskanlik olacak bu ?

Türk tipi ....

Türklerin medeniyete armagan ettigi yeni bir siyasi model ?! Türk tipi baskanlik. Bu ara TBMM de kavga dövüs müzakere ediliyor ?! Tam türk tipi olarak. (Güney Korelilerde iyidir bu meclis kavgalarinda). 

Ben su sorulari sormak istiyorum siz degerli okurlara( tabi demokrasi,cumhuriyet,kuvvetler ayriligi,anayasa vb gibi kavramlari bildiginizden süphe etmeyerek)

- Rusyada demokrasi olur mu ?
- Iranda demokrasi olur mu ?
- Suudi Arabistanda demokrasi olur mu ?
- Cinde demokrasi olur mu ?
- Ingiltere cumhuriyet olur mu ?
- Türkiye demokratik bir cumhuriyet mi ve Türkiyede demokrasi olur mu ?

Bir de su soruyu ekleyim secme ve secilme hakki ile yönetme ve yönetilme becerisi arasinda nasil bir iliski vardir. Sikici mi oldu biraz ? Ne yapalim bu isler biraz sikici cünkü hayati meseleler.

Bir soru daha ; bireyin olmadigi bir kitle topluluk mudur toplum mudur ? Peki demokrasi icin toplum mu yoksa topluluk mu olmak gerekir.?

Bu sorulara dogru cevaplari verebilirseniz eger (ki hic kuskum yok ) neden Türk tipi bir baskanlik olacagimizi da sip diye anlayacaksiniz.

Lafi uzatmaya gerek yok secimle gelen bir padisahlik isteniyor bu kadar acik ve net. Islamcilar ve tasrali köylü muhafazakarlar icin demokrasi felan zurnanin son deligidir. 80 yillik (bu tabiri mecburen kullaniyorum kusura bakmayin) kemalist tasallutun islamcilar tarafindan rövansinin alinmasidir. Istikrar söylemi isin sosu. Güney Afrikadan  ders almis seckinci cumhuriyetci kitlenin eninde sonunda itekledikleri islamci ve muhafazakar cogunlugun iktidara gelecegini ön görmeleri ve sistemi dönüstürmeleri gerekirdi.Ders alinmadi ve gayet gereksiz 28 subat psikolojisinin yarattigi sonuctur bugün olanlar. CHP hala ders almis gözükmüyor.

Neyse siyaset isin baska boyutu. 

Yapilmakta olan Anayasa degisiklik paketi aslinda istenenden uzak. Muhtmelki refarandumdan evet cikmasi durumunda ilerleyen sürecte Meclisin sembolik olarak kalacagi tam bir tek adamliga gecilecegini ön görmek zor degil. 

BInlerce yil hakanlar sultanlar padisahlar tarafindan güdülmüs bir kitlenin kucaginda buldugu cumhuriyeti ve demokratiklesme gayretini anlamasi önemsemesi 80 yilda olacak is degil. Atatürk/ün yeni bir ulus insaa etme hulyasi bundan kaynaklidir. 

Sonuc olarak hala toplumun cogunlugu köylü olan (sehre tasinmis olmalari köylülüklerini henüz gidermedi) cemaatler ve asiretler halinde kümelenen , FETÖ olayinda gördügümüz gibi ruh hastasi bir sapkinin Mehdi diye pesinden gidecek ve onun agzindan cikan herseyi tanri buyrugu gibi yapacak bir askeri,mulki,adli,ilmiye ve dahi tüccar sinifindan okumus cocuklarin yaptiklari kepazelikler ortadayken bu ülkede olsa olsa Türk Tipi Baskanlik olur.

Henuz toplum olamamis yiginlar icin demokratik araclar ancak kendi cemaatlerinin iktidari icin anlamlidir. Buradan da rantiyeci zenginler kayirmacilik ve nepotizm cikar. Egitimde eglencede ve estetikte kalite ve nitelik kaf daginin ardindadir. 

Kucuk kurnazliklar büyük sorunlar cikarir...

Düslemeye devam edecegiz....

Ha unutmadan bu haliyle benim bu degisiklige onay vermem mümkün degil. Tecavüz kacinilmaz ise de zevk almaya bakacagiz artik...Bu espriydi... 



türk tipi başkanlık görsel ile ilgili görsel sonucu