24 Nis 2017

TÜRKIYE BIR AVRUPA ÜLKESI DEGILDIR

Katilmiyorum Türkiye bir Avrupa ülkesi degildir sorun bizim bunu anlamamamizdir




  Retweetledi
"Türkiye bir Avrupa ülkesidir. Sorun Avrupa’nın bizi kendinden görmemesidir"
 




CAL SOY YETERKI YOKSUL KALMA

Asagidaki siziyi ibretle okuyun..Anadolunun tüm hikayesi bu satirlarda .Anlayana cok sey anlatiyor...

(bu adamda kim diyorsaniz bu blogu takip etmeyi birakin. size bir faydam olmaz)

21 Nis 2017

HAYATIN AMACI;YASAMAKTIR


Bu evrene ne yapmaya geldiğimi sorarsanız. Cevabım şu olacak; Hayatımı yaşamak için buradayım.
[Émile Zola]

Ölüm ani geldiginde hic yasamamis oldugunu anlamak ne acidir.
Hem isinize hem kendinize yatirim yapin goy goyu birakip daha zengin ve daha bilgili olmaya odaklanin.
Hayata uyduruk anlamlar bulup kendi yalanlarinizda yaslanip ölmeyin.
Kendiliginizi insaa edin ki muhatap alinasiniz.
Fikrinizi , emeginizi ve hayatinizi kimseye sömürtmeyin...
Yürümeye devam hayat yolun kendisidir...

DÜSÜNMEK YOLDA OLMAKTIR

Bir başkasının fikirlerini anlamadan sahiplenerek düşündüğünü zannetmek; bir başkasının yedikleriyle doyduğunu iddia etmeye benzer...

Kendilik-bilinci zayıf kişiler, öz-güvenlerini, tefekkürle değil, teslimiyetle sağlarlar.

"Düşünmek yolda olmaktır."

Gerceklerle yüzlesemeyenler hayallerle avunurlar.

20 Nis 2017

Vagon Li'den Yap İşlet Devret'e

(mahfiegilmez.com dan alinmistir)

Karayolları Genel Müdürlüğü’nün açıklamasına göre yap-işlet-devret modeliyle yapılan Osmangazi Köprüsünden Hazine garantisinde öngörülen günlük 40 bin araca karşılık ilk 50 günde toplam 669.611 araç geçmiş. İlk 50 günün hesabı şöyle:

Aylar
Gün Sayısı
Araç Sayısı
Ocak 
30
380.814
Şubat
20
288.797
Toplam
50
669.611
Geçişi Garanti Edilen Araç Sayısı
40.000/Gün x 50
2.000.000
Araç Sayısı Açığı
1.330.389

Buna göre eğer ilk 50 günlük performans yıl boyunca devam edecek olursa Hazine’den köprü işleticisine ödenecek tutar oldukça yüksek bir tutar olacak. Sonuçta bütçe gelirleri vatandaşın vergisinden ve (ceza, kira, ecrimisil vb gibi) ödemelerinden kaynaklandığına göre Osmangazi Köprüsünden geçsin geçmesin kişi başına herkesin ödeyeceği bir tutar doğmuş olacak. Yap işlet devret projesiyle yapılan diğer çoğu altyapı tesisi için de benzer bir durum var. 

1980’lerin ikinci yarısında Dünya Bankası’nın büyük bir buluş gibi Türkiye’ye getirip pazarladığı Yap – İşlet – Devret projeleri gündeme geldiğinde Hazine yönetimi bu konuya karşı çıkmış, bu garantilerin Türkiye’nin aleyhine çalışacağını öne sürmüş ama bu itirazını dönemin politikacılarına dinletememişti. O dönemde yasal altyapı hazır olmadığı için bu projeler yaygın olarak yaşama geçirilememişti. İlerleyen dönemde yasal altyapı tamamlandı ve Hazinenin satın alma garantisinin yanına bir de finansman garantisi eklendi. Bu konuya o tarihte birçok kişi gibi ben de itiraz etmiştim (http://www.mahfiegilmez.com/2014/04/yap-islet-devret-ve-hazine-garantisi.html). Ama itirazlar bir işe yaramadı ve projeler yaşama geçirildi. Ve işte ilk sonuçlar korktuğumuzun başımıza geldiğini ortaya koyuyor.

Daha önce de yazmıştım: Bu güneşin altında Osmanlı’nın denemediği hiçbir finansal buluş kalmamış. Ve hepsi de acı deneyimlerle bitmiş. Ama ne yazık ki biz o acı deneyimlerden ders çıkarmayı bilememişiz.

Benim kuşağım Vagon Li Şirketinin vagonlarını hayal meyal hatırlar. Tren garlarında bizim trenlere ekli lacivert renkli bir iki vagon olurdu. Bunların üzerinde sarı renkle Wagon Lits yazardı. Bunlar trenin normal vagonlarına göre çok daha lüks vagonlardı ve yolculuk ücretleri de ona göre yüksekti.

Geçenlerde bir toplantıda eski Hazine ve Dışticaret Müsteşarı (1980’lerde Hazine Genel Müdürü ve Milletlerarası İktisadi İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği yapmış olan) Tevfik Altınok üstat anlattı. Tevfik Altınok, 1982 yılında Hazine Genel Sekreteri olduktan bir süre sonra önüne imzalanıp onaylanmak üzere bir dosya getirmişler. Dosyanın kapağında Vagon Li yazıyor. Altınok, merakla dosyayı açıp başlamış okumaya, okudukça merakı şaşkınlığa dönüşmüş. 100 yıl önce Osmanlı Hazinesi, Vagon Li şirketine İzmir – Aydın – Ödemiş demiryolunun yapımı karşılığında bir imtiyaz vermiş. Buna göre Vagon Li bu yolu Osmanlı’dan herhangi bir bedel almadan yapacak ama karşılığında trenlere bir veya iki adet özel vagon ekleyecek. Bu vagonlar trenin diğer vagonlarına göre çok daha lüks ve dolayısıyla pahalı olacak ve bunların geliri Vagon Li’ye ait olacak. Çok önemli bir ayrıntı var: Vagonlar dolmazsa, Hazine, boş kalan yerlerin bedelini Vagon Li’ye ödeyecek.

Tevfik Altınok hemen bir inceleme yaptırmış ve görmüş ki 100 yılda bu yolla Vagon Li’ye ödenen bedel, yapılan yolun bedelinin kat kat üstünde bir bedele ulaşmış. İstenen şey ise süresi biten bu imtiyaz anlaşmasının yenilenmesiymiş. Altınok, bunu imzalamamış ve Vagon Li anlaşması ve imtiyaz sözleşmesi böylece bitmiş ve Türkiye bu ağır yükten hiç değilse o aşamada kurtulmuş.

Asıl inanılması zor olan durum, Osmanlı’nın imzaladığı bu tür imtiyaz anlaşmalarıyla Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyet döneminde inanılmaz bedeller ödenmesine yol açan bu deneyimler varken Türkiye’nin yap-işlet-devret projeleri gibi Hazineyi büyük külfetler altına sokan yollara gönüllü olarak tekrar girmesidir.  

Aynı hatayı tekrarlayarak farklı sonuç beklemekten kurtulmanın bir tek yolu var: Akıl ve bilime dönmek ve geçmişi incelemek. Geçmişi incelemek çok önemli çünkü Osmanlı mali tarihi, bu tür mucize beklentilerinin Düyun-u Umumiye’ye dönüşmesine ve bütün o borçları Türkiye Cumhuriyeti’nin ödemesine yol açmış deneyimlerle dolu. 

ÖZGÜRLÜK,SEFFAFLIK,ADALET



Özgürlük,seffaflik ve adalet..Bir devletin medeni olmasi icin asgari üc sart...

Seffaflik bu topraklarda henüz adi anilmayan bir kavram..

Özgürlük bazen var bazen yok bazen az bazen cok..

Adaletin bakanligi var ama kendini gören yok...

Vergisini ödemeyen adama af getirmek ve vergisini zamaninda ödeyene buna mukabil bir avantaj sunmamak zulümdür.

Parasi olana bedelli askerlik yaptirmak gariban köylüyü askere almak zulümdür.

Yarginin mahkum ettigi birini(birilerini) affetmek zulümdür..

Siyasilerin (vekillerin bakanlarin) yargilanamaz olusu zulümdür...

Kamu gücünün kamuya esit olarak degil "hamili kart yakinimdir" cilere iltimasli olarak kullandirilmasi zulümdür...

Vs.Vs..

Dindarlarda ayni bokun laciverdi..Yüzük onlari da bastan cikardi...

Ekonomi kosar adim 90'lara dogru gidiyor...Ayni hatalar tekrar ediliyor...Tavizsiz uygulanan maliye politikasi terkedildi,secim ekonomisi modeline gectik..Herkese bol keseden para dagitiliyor, bankalar mevduatlarinin % 20 fazlasi kredi kullandirmis durumdalar..

CB referandum ertesi idami geri getirmek icin görüsecegim dedi..

BUyrun az gittik uz gittik döndük 2001 öncesi yillara...

AKP#DEN CÖZÜM BEKLEYEN HIC UMUTLANMASIN

“AKP iktidara geldiğinde kriz değil, yasaları çıkartılmış, kurulları ihdas edilmiş, Merkez Bankası bağımsızlaştırılmış bir ekonomik ortam; orta vadeli bir program ve IMF’den temin edilip kullanılmamış kredi buldu. Başarı Kemal Derviş’in. Ama ne yaparsın ki, program orta vadeliydi. Yenilenmesi gerekiyor. AKP on senedir, mevcut programı bile güncelleyemedi. İki buçuk sene sonra yürürlüğe girecek bir sistemin oylanması için niye acele edildi ? AKP’den çözüm bekleyen hiç boşuna umutlanmasın.”

Benim bunu görmem iktisatla ilgilenmem sayesinde oldu. Su anda pek cok ekonomi yazarini takip ediyorum ve sürekli okuyorum. Parayi anlamayan hayati anlayamaz . Önce iktisat ögrenin sonra oy verin. Ezani arapcasina cevirdi köylü zihniyetinden kurtulmanin tek yolu bu. Kimlik siyasetini birakin . Ezanin arapca ya da türkce okunmasi senin hayatinda hic bir seyi degistirmez ama ekonomi senin hayatindaki her seyi degistirir. 

Ben dindar diye asla oy vermedim AKP ye . Dini siyasete alet etmem.. Daha özgür ve müreffeh bir ülke hayali ile oy verdim. Heyhat gele gele cumhuriyet tarihinin en devletci partisi oldu.
(bu arada ,referandumda "evet" oyu vermek farzdir diyen Hayrettin Karaman'a da yaziklar olsun. Yaziklar olsun..Yaziklar olsun..)

AKP bitmistir sadece cenazesini kaldiracak imam yok...

Sayin CB cok iyi bir sörfcü ve inanilmaz talihli...Yakaladigi dalgalari optimum degerlendirdi. 

Bence de referandum Sayin CB icin bir Pirus Zaferidir. Gecmis olsun. 

http://www.karar.com/yazarlar/ibrahim-kahveci/imf-programi-da-degisecek-mi-3810